Instagram Logo

banuka

Banu Yelkovan

Sports writer.
Sports content producer and broadcaster.
Everything shot on iphone 15 Pro Max
twitter.com/banuka
IVLP alumni, 2019

2.4K
posts
4.7K
followers
21.6K
following

Belçika’nın formasındaki René Magritte (Ceci n’est pas un maillot) referansını görünce Türkiye uyarlasaydım kimi uyarlardım diye düşündüm ve aklıma Nazım Hikmet-Abidin Dino geldi. Yapay zeka sağ olsun formamı hemen yaptı, önde bir fırça darbesi, ensede “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” yazısı…

Nasıl onlar Magritte cümlesini değiştirmişse, biz de değiştirebiliriz ve Abidin yerine Uğurcan, Hakan, Arda yazabiliriz mesela… herkes kendi adına özelleştirilmiş formayı giyer, biz de kimin formasını alıyorsak ensemizde onun adını taşırız.

Sinan “Çok iyi fikir, bence çalarlar” dediği için kalıcı olarak paylaşayım dedim, isteyen çalabilir, yeter ki hayata geçsin çünkü bence çok güzel oldu 🤣

Siz olsanız nasıl yapardınız? Yaparsanız beni etiketleyin de ben de onları göreyim.


237
22
2 weeks ago


Belçika’nın formasındaki René Magritte (Ceci n’est pas un maillot) referansını görünce Türkiye uyarlasaydım kimi uyarlardım diye düşündüm ve aklıma Nazım Hikmet-Abidin Dino geldi. Yapay zeka sağ olsun formamı hemen yaptı, önde bir fırça darbesi, ensede “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” yazısı…

Nasıl onlar Magritte cümlesini değiştirmişse, biz de değiştirebiliriz ve Abidin yerine Uğurcan, Hakan, Arda yazabiliriz mesela… herkes kendi adına özelleştirilmiş formayı giyer, biz de kimin formasını alıyorsak ensemizde onun adını taşırız.

Sinan “Çok iyi fikir, bence çalarlar” dediği için kalıcı olarak paylaşayım dedim, isteyen çalabilir, yeter ki hayata geçsin çünkü bence çok güzel oldu 🤣

Siz olsanız nasıl yapardınız? Yaparsanız beni etiketleyin de ben de onları göreyim.


237
22
2 weeks ago

Belçika’nın formasındaki René Magritte (Ceci n’est pas un maillot) referansını görünce Türkiye uyarlasaydım kimi uyarlardım diye düşündüm ve aklıma Nazım Hikmet-Abidin Dino geldi. Yapay zeka sağ olsun formamı hemen yaptı, önde bir fırça darbesi, ensede “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” yazısı…

Nasıl onlar Magritte cümlesini değiştirmişse, biz de değiştirebiliriz ve Abidin yerine Uğurcan, Hakan, Arda yazabiliriz mesela… herkes kendi adına özelleştirilmiş formayı giyer, biz de kimin formasını alıyorsak ensemizde onun adını taşırız.

Sinan “Çok iyi fikir, bence çalarlar” dediği için kalıcı olarak paylaşayım dedim, isteyen çalabilir, yeter ki hayata geçsin çünkü bence çok güzel oldu 🤣

Siz olsanız nasıl yapardınız? Yaparsanız beni etiketleyin de ben de onları göreyim.


237
22
2 weeks ago

Belçika’nın formasındaki René Magritte (Ceci n’est pas un maillot) referansını görünce Türkiye uyarlasaydım kimi uyarlardım diye düşündüm ve aklıma Nazım Hikmet-Abidin Dino geldi. Yapay zeka sağ olsun formamı hemen yaptı, önde bir fırça darbesi, ensede “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” yazısı…

Nasıl onlar Magritte cümlesini değiştirmişse, biz de değiştirebiliriz ve Abidin yerine Uğurcan, Hakan, Arda yazabiliriz mesela… herkes kendi adına özelleştirilmiş formayı giyer, biz de kimin formasını alıyorsak ensemizde onun adını taşırız.

Sinan “Çok iyi fikir, bence çalarlar” dediği için kalıcı olarak paylaşayım dedim, isteyen çalabilir, yeter ki hayata geçsin çünkü bence çok güzel oldu 🤣

Siz olsanız nasıl yapardınız? Yaparsanız beni etiketleyin de ben de onları göreyim.


237
22
2 weeks ago

Belçika’nın formasındaki René Magritte (Ceci n’est pas un maillot) referansını görünce Türkiye uyarlasaydım kimi uyarlardım diye düşündüm ve aklıma Nazım Hikmet-Abidin Dino geldi. Yapay zeka sağ olsun formamı hemen yaptı, önde bir fırça darbesi, ensede “sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” yazısı…

Nasıl onlar Magritte cümlesini değiştirmişse, biz de değiştirebiliriz ve Abidin yerine Uğurcan, Hakan, Arda yazabiliriz mesela… herkes kendi adına özelleştirilmiş formayı giyer, biz de kimin formasını alıyorsak ensemizde onun adını taşırız.

Sinan “Çok iyi fikir, bence çalarlar” dediği için kalıcı olarak paylaşayım dedim, isteyen çalabilir, yeter ki hayata geçsin çünkü bence çok güzel oldu 🤣

Siz olsanız nasıl yapardınız? Yaparsanız beni etiketleyin de ben de onları göreyim.


237
22
2 weeks ago

Banu Yelkovan’ın “Paris Mon Amour” listesi ve daha fazlası Listnivo’da!


81
3
3 weeks ago

61.Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda izlediğim son etap öncesi Ahmet Örken’i yakalamıştım.

2016 Rio ve 2020Tokyo olimpiyatlarında ülkemizi temsil eden Ahmet, Spor Toto Bisiklet Takımı bünyesinde kariyerini sürdürüyor.

Türk bisiklet tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Örken, özellikle sprint ve zamana karşı branşlarındaki başarılarıyla tanınıyor. İnşllah kendiini Z Jenerasyonu’nda konuk eder ve daha detaylı sohbet fırsatı bulurum.


43
1
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago


60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago

60+1. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu için Çeşme’deyim. Turun bu seneki sloganı, ‘Gelenekten Geleceğe’, 23 takım, 158 sporcu, 8 günde 8 etapta mücadele edecekler ve 1133 kilometre sonunda kazanılacak 4 forma var. Turun yıllar sonra Ankara’ya dönüyor olması da bu senenin öne çıkan bir diğer önemli notu.

Hayatımda ilk kez bir bisiklet turuna geldim. Sanki benim dışımda herkes birbirini yüzyıllardır tanıyor ve bisiklete dair her şeyi biliyor. İç diyalogları yıllar içinde çok gelişmiş bir grup olduklarından sohbete dinleyici ve gözlemci kategorisinden katılıyorum en çok.

Yarış içine girip çıkabilen havalı bir araçtan izlediğim hem bu turun hem benim ilk parkuru Çeşme-Aydın arasında koşuluyor. Bir tırmanış ve iki sprint sonrası Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo ve Spor Toto Sponsorluğundaki Yeşil Mayo Tom Crabbe’nin, Türk Hava Yolları Sponsorluğundaki Kırmızı Mayo Michael Pomorski’nin, TGA – GoTürkiye Sponsorluğundaki Beyaz Mayo Michal Pomorski’’nin oluyor. İnsanın konforlu bir araçta giderken yorulduğu parkuru kopar gibi olup da sonradan kapanan bir farkla, neredeyse hep birlikte sprint finalle bitiriyor bisikletçiler.

Üç prim kapısında da puanları toplayıp müthiş bir başarı öyküsü yazan Michal Pomorski (ATT Investments) güzel bir güne imza atmış oluyor.

Yarın 162.8 kilometrelik Aydın-Marmaris etabı koşulacak ve Turkuaz Mayo Team Flanders-Baloise takımından Tom Crabbe’nin sırtında olacak.

Havanın gölgede montluk, güneşte mayoluk olduğu bu ilginç günden sonra turun ikinci sıcak etabını da yerinden takip edeceğim. Ertesi gün İstanbul’a döneceğimi duyan herkesin, “Aaaa en güzel etaplardan birini kaçırıyorsun” dediği Marmaris-Kıran zirve etabını televizyondan takip edeceğim ve bir süre karşıma çıkan herkese ballandıra ballandıra burayı anlatacağım.


116
1 months ago


Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı Atletizm Yarışları Finali için İstanbul’daydık ama aslında Türkiye’nin her yerindeydik.💙

Türkiye’nin her bölgesinden gelen çocukların aynı pistte buluştuğu bir finaldi. Okul seçmeleriyle başlayıp şehir ve bölge elemeleriyle ilerleyen, 2 milyondan fazla çocuğa ulaşan bir yolculuğun son etabı...

Bu ölçekte bir organizasyonu yerinden izleme şansın olunca, işin sadece sporla sınırlı olmadığını daha net görüyorsun; çocukları hayalleriyle buluşturan, ortak bir deneyim alanı yaratılmış. Büyük finalin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında gerçekleşmesi de bu buluşmayı daha anlamlı kılıyor.

Final koşularının sonunda farklı yaş kategorilerinde birinci olan 10 genç sporcu, İtalya’nın Rieti kentinde düzenlenecek U18 Avrupa Atletizm Şampiyonası’nı beden eğitimi öğretmenleriyle birlikte yerinde izleme hakkı kazandı.🥇

Ama burada asıl mesele sadece kazananlar değil; spor aslında kaybettiğinde de devam edebildiğinde başlıyor.🙏

#DecathlonTürkiye #DTEH #DecathlonTürkiyeninEnHızlısı #23Nisan #Atletizm


422
15
1 months ago

Gidememeye dair o kadar çok şey biliyoruz ki… Ama gitmeye dair… Bak o işte çok çok az… Bu kadar futbolla yatıp kalkan bir ülkenin tarihinde sadece iki dünya kupası olması şaka gibi… Hep ucundan döndük, hep kıyısında kaldık, hep arkasından el salladık ama bu defa oradayız!.. Ben şanslı kuşağım, 2002’nin heyecanını da yaşadım, o mutluluğu da hatırlıyorum ama yaşamayanlar için şimdiden söyleyebilirim ki… Bak valla çok başka olacak… Oh be!…

Ben çabaya inanırım, çaba gösterirsen ve o iş senin için hayırlıysa olur zatengibi bir bakış açısı yani ve bu jenerasyon o kadar çok halk ediyordu, o kadar çok çaba gösterdi ki… Onlar için de çok mutluyum…

İnşallah dünya kupası da çok güzel gelir bize, sorular çalıştığımız, bildiğimiz, beklediğimiz yerden çıkar, dünya konjonktürü de bu coşkuya eşlik eder ve Haziran-Temmuz mutluluktan sokaklarda dans ederiz. Çünkü biz de hak ediyoruz. Mutlu olmayı yani ❤️🤍


421
12
1 months ago

Bu hafta Oksijen TV’de kadın futbolunu, kendi yolculuğumu ve Türkiye’de kadın futbolunun gelişim sürecini konuştuğumuz çok güzel bir sohbet oldu.

Bu keyifli sohbet ve daveti için Banu Yelkovan’a ve Oksijen TV’ye teşekkür ederim.⚽️ @banuka @gazete.oksijen

#kadınfutbol #futbol


311
5
2 months ago

Yıllarca yılın en çok çalıştığım, hatırlandığım, projeler için arandığım gününün 8 Mart olmasına sinir oldum. 8 Mart, her sene 8 Mart‘ta kutlanırken kadınlar günü için proje yapmayı son dakikaya bırakanlardan, 15 Şubat itibari ile düşünmeye başlayanlardan da hiç hoşlanmadım. 23 Nisan’da koltuğu çocuklara bırakmak gibi, 8 Mart’ta koltuğun kadınlara bırakılmasına ayar oldum için için.

Mikrofon bana her uzatıldığında, “Kadın hakem yok, kadın antrenör yok, kadın yorumcu yok, kadın sporcu yok… Hakem var, antrenör var, yorumcu var, sporcu var… Kadın hakem maçları başka kurallara göre yönetmiyor, kadın antrenör başka sınavlardan geçerek antrenör olmuyor, kadın sporcunun akıttığı ter daha az değil, kadın yorumcu (zaten kabul etmiyorsunuz ama hadi ona da bir cümle kurayım) da bu oyunu sizin kadar seviyor ve takip ediyor” demeye çalıştım.

Bu ülkede kadın meselesi, kadınlara uygulanan eşitsizlik, kadınlara yapılan manevi baskılar, çoğu zaman cezasız kalan, birçoğu caydırıcı cezalarla engellenebilecekken engellenmeyen kadın cinayetleri hele, bence en önemli sorunumuz. Çünkü bu sorun düzelmeden toplum düzelmeyecek, çocukları yetiştiren ağırlıklı olarak anneler olduğuna göre, çocuklar da düzelmeyecek, dolayısıyla erkekler de…

O yüzden her şey düzelene kadar bir gün bir gündür, o gün temsiliyet önemlidir, o gün bize mikrofon veriliyorsa, o gün avazımız çıktığı kadar bağırmak değerlidir.

Kadınlar gününüz kutlu olsun, emekçi kadınlar demiyorum, çünkü emekçi olmayanını ben hiç görmedim.


492
7
2 months ago

Yıllarca yılın en çok çalıştığım, hatırlandığım, projeler için arandığım gününün 8 Mart olmasına sinir oldum. 8 Mart, her sene 8 Mart‘ta kutlanırken kadınlar günü için proje yapmayı son dakikaya bırakanlardan, 15 Şubat itibari ile düşünmeye başlayanlardan da hiç hoşlanmadım. 23 Nisan’da koltuğu çocuklara bırakmak gibi, 8 Mart’ta koltuğun kadınlara bırakılmasına ayar oldum için için.

Mikrofon bana her uzatıldığında, “Kadın hakem yok, kadın antrenör yok, kadın yorumcu yok, kadın sporcu yok… Hakem var, antrenör var, yorumcu var, sporcu var… Kadın hakem maçları başka kurallara göre yönetmiyor, kadın antrenör başka sınavlardan geçerek antrenör olmuyor, kadın sporcunun akıttığı ter daha az değil, kadın yorumcu (zaten kabul etmiyorsunuz ama hadi ona da bir cümle kurayım) da bu oyunu sizin kadar seviyor ve takip ediyor” demeye çalıştım.

Bu ülkede kadın meselesi, kadınlara uygulanan eşitsizlik, kadınlara yapılan manevi baskılar, çoğu zaman cezasız kalan, birçoğu caydırıcı cezalarla engellenebilecekken engellenmeyen kadın cinayetleri hele, bence en önemli sorunumuz. Çünkü bu sorun düzelmeden toplum düzelmeyecek, çocukları yetiştiren ağırlıklı olarak anneler olduğuna göre, çocuklar da düzelmeyecek, dolayısıyla erkekler de…

O yüzden her şey düzelene kadar bir gün bir gündür, o gün temsiliyet önemlidir, o gün bize mikrofon veriliyorsa, o gün avazımız çıktığı kadar bağırmak değerlidir.

Kadınlar gününüz kutlu olsun, emekçi kadınlar demiyorum, çünkü emekçi olmayanını ben hiç görmedim.


492
7
2 months ago

Yıllarca yılın en çok çalıştığım, hatırlandığım, projeler için arandığım gününün 8 Mart olmasına sinir oldum. 8 Mart, her sene 8 Mart‘ta kutlanırken kadınlar günü için proje yapmayı son dakikaya bırakanlardan, 15 Şubat itibari ile düşünmeye başlayanlardan da hiç hoşlanmadım. 23 Nisan’da koltuğu çocuklara bırakmak gibi, 8 Mart’ta koltuğun kadınlara bırakılmasına ayar oldum için için.

Mikrofon bana her uzatıldığında, “Kadın hakem yok, kadın antrenör yok, kadın yorumcu yok, kadın sporcu yok… Hakem var, antrenör var, yorumcu var, sporcu var… Kadın hakem maçları başka kurallara göre yönetmiyor, kadın antrenör başka sınavlardan geçerek antrenör olmuyor, kadın sporcunun akıttığı ter daha az değil, kadın yorumcu (zaten kabul etmiyorsunuz ama hadi ona da bir cümle kurayım) da bu oyunu sizin kadar seviyor ve takip ediyor” demeye çalıştım.

Bu ülkede kadın meselesi, kadınlara uygulanan eşitsizlik, kadınlara yapılan manevi baskılar, çoğu zaman cezasız kalan, birçoğu caydırıcı cezalarla engellenebilecekken engellenmeyen kadın cinayetleri hele, bence en önemli sorunumuz. Çünkü bu sorun düzelmeden toplum düzelmeyecek, çocukları yetiştiren ağırlıklı olarak anneler olduğuna göre, çocuklar da düzelmeyecek, dolayısıyla erkekler de…

O yüzden her şey düzelene kadar bir gün bir gündür, o gün temsiliyet önemlidir, o gün bize mikrofon veriliyorsa, o gün avazımız çıktığı kadar bağırmak değerlidir.

Kadınlar gününüz kutlu olsun, emekçi kadınlar demiyorum, çünkü emekçi olmayanını ben hiç görmedim.


492
7
2 months ago


Yıllarca yılın en çok çalıştığım, hatırlandığım, projeler için arandığım gününün 8 Mart olmasına sinir oldum. 8 Mart, her sene 8 Mart‘ta kutlanırken kadınlar günü için proje yapmayı son dakikaya bırakanlardan, 15 Şubat itibari ile düşünmeye başlayanlardan da hiç hoşlanmadım. 23 Nisan’da koltuğu çocuklara bırakmak gibi, 8 Mart’ta koltuğun kadınlara bırakılmasına ayar oldum için için.

Mikrofon bana her uzatıldığında, “Kadın hakem yok, kadın antrenör yok, kadın yorumcu yok, kadın sporcu yok… Hakem var, antrenör var, yorumcu var, sporcu var… Kadın hakem maçları başka kurallara göre yönetmiyor, kadın antrenör başka sınavlardan geçerek antrenör olmuyor, kadın sporcunun akıttığı ter daha az değil, kadın yorumcu (zaten kabul etmiyorsunuz ama hadi ona da bir cümle kurayım) da bu oyunu sizin kadar seviyor ve takip ediyor” demeye çalıştım.

Bu ülkede kadın meselesi, kadınlara uygulanan eşitsizlik, kadınlara yapılan manevi baskılar, çoğu zaman cezasız kalan, birçoğu caydırıcı cezalarla engellenebilecekken engellenmeyen kadın cinayetleri hele, bence en önemli sorunumuz. Çünkü bu sorun düzelmeden toplum düzelmeyecek, çocukları yetiştiren ağırlıklı olarak anneler olduğuna göre, çocuklar da düzelmeyecek, dolayısıyla erkekler de…

O yüzden her şey düzelene kadar bir gün bir gündür, o gün temsiliyet önemlidir, o gün bize mikrofon veriliyorsa, o gün avazımız çıktığı kadar bağırmak değerlidir.

Kadınlar gününüz kutlu olsun, emekçi kadınlar demiyorum, çünkü emekçi olmayanını ben hiç görmedim.


492
7
2 months ago

1974’te İtalya’nın Napoli kentindeki Studio Morra adındaki galeriye girdi Marina Abramovic. Masanın üzerine 72 nesne yerleştirdi. Bunların arasında gül, bal, tüy, üzüm gibi zararsız nesneler de vardı, jilet, zincir, makas, bıçak gibi tehlikeli olanlar da. Hatta bir tabanca ve bir mermi de masanın üzerinde duruyordu. Bir de metin vardı: “Bu masadaki nesnelerle üzerinde istediğiniz şeyi yapabilirsiniz. Tepki vermeyeceğim. Performans süresince tüm sorumluluk size aittir.”

Saat 20.00’i gösteriyordu. Performans 6 saat sürecekti.Abramović bu süre boyunca hiç hareket etmedi, tepki vermedi ve kendini tamamen izleyiciye bıraktı.

İlk saatlerde izleyiciler oldukça çekingen davrandı.Biri ona gül verdi, biri saçını sevdi, biri üzüm yedirdi. Zaman geçtikçe ortam değişmeye başladı. Biri makası aldı ve kıyafetlerini kesti. Biri saçlarını. Biri gülün dikenlerini karnına batırdı. Sonra biri jileti aldı, boynuna bir kesik attı, çok derin değil ama kanatacak kada derin…. İnsanlar onu itmeye, sürüklemeye başladı Galerideki atmosfer giderek şiddet ve güç gösterisine dönüştü.

Performansın sonlarına doğru bir izleyici masadaki tabancayı aldı, içine mermiyi yerleştirdi. Silahı Abramović’in eline verip başına doğrulttu. Bir süre öyle kaldılar.Herkes nefesini tutmuştu.

Nihayet başka bir izleyici müdahale ederek silahı aldı. 6 saat dolduktan sonra Abramović vücudunun kontrolünü tekrar eline aldı. İzleyicilere doğru yürüdü. Ne oldu biliyor musunuz?

O ana kadar ona dokunan, zarar veren insanların çoğu göz teması kurmaktan korktular ve kaçtılar.

Sanatçı performansıyla insanların belli koşullar altında ne kadar hızlı vahşileşebileceğini göstermek istemişti. İnsanlar onu yanıltmadı. Kontrolsüz gücün fazla etik sınırı olmadığını herkese gösterdi. Sadece sanat değil, sosyoloji projesi oldu “Rhythm 0”.

İşte bu yüzden yasaların şiddet gösterene karşılık veremeyecek kadar güçsüz olanları koruması gerekir. Ben Fatmanurlar için yazdım, siz dünyada olup bitenler ya da sadece Abramovic’i takdir etmek için okuyabilirsiniz. Üzgünüm. Çok.


199
1
2 months ago

Burcu Kapu ve Banu Yelkovan, Bilkent’te 🙌

Spor medyasının en önemli ve donanımlı isimlerinden, Burcu Kapu ve Banu Yelkovan’ın katılımıyla Kadınlar Günü Spor Zirvesi, 7 Mart 13.00’da EE-01’de!

Ücretsiz kayıt olmak için @bilkentunited hesabından formu doldurmayı unutmayın! 🎟️


172
13
3 months ago

Oksijen Tv’deki programın üçüncü bölümü yayında. Olimpiyat izlenimleri ve İtalya bağlantılarının sonuna geldik demiyorum çünkü bu olimpiyattan bana çok hikaye kaldı, hepsi burada da kalıcı olsun istiyorum..


143
3
3 months ago

Olimpiyatlar sadece kürsüye çıkıp madalya almak değil; o kürsüye varana kadar dökülen terin ve hiç bitmeyen azmin hikayesi aslında.

Allianz olarak @banuka ile yerinden takip ettiğimiz 2026 Milano Cortina Kış Olimpiyatları’ndan aklımızda neler kaldı?

Eskiyle yeni kucaklaştı. 🏟️ San Siro’nun modern ışıklarından çıkıp, 2000 yıllık Verona Arena’nın taş duvarları arasında o duygusal finale şahitlik ettik. İtalya, tarihini ve sporunu harika bir düğümle bağladı.

2026 kadınların yılı oldu. ⛷️Federica Brignone’nin o meşhur geri dönüşü ve efsane Mikaela Shiffrin’in 18 Şubat’ta Cortina pistlerinde döktüğü o rahatlama gözyaşları... O anlar hepimizin kalbine dokundu.

Sınırları aşan hikayeler... Lucas Pinheiro Braathen ve Eileen Gu gibi isimlerle gördük ki, spor artık sadece bayraklardan ibaret değil; her biri bambaşka, çok kimlikli birer kişisel zafer hikayesi.

Zorlu kış branşlarında bayrağımızı göğsünde taşıyan Team Türkiye sporcularımızla gurur duyduk. 🇹🇷 Bu yolculuk, 2030 Fransız Alpleri için güzel bir başlangıç oldu.

“Olimpiyat biter, hikayeler kalır.” Bu güzel yolculukta emeği geçen herkese teşekkürler!

#Allianz #AllianzTürkiye #BirlikteUmutla #MilanoCortina2026 #Olympics #StepintoLife


4.9K
23
3 months ago


View Instagram Stories in Secret

The Instagram Story Viewer is an easy tool that lets you secretly watch and save Instagram stories, videos, photos, or IGTV. With this service, you can download content and enjoy it offline whenever you like. If you find something interesting on Instagram that you’d like to check out later or want to view stories while staying anonymous, our Viewer is perfect for you. Anonstories offers an excellent solution for keeping your identity hidden. Instagram first launched the Stories feature in August 2023, which was quickly adopted by other platforms due to its engaging, time-sensitive format. Stories let users share quick updates, whether photos, videos, or selfies, enhanced with text, emojis, or filters, and are visible for only 24 hours. This limited time frame creates high engagement compared to regular posts. In today’s world, Stories are one of the most popular ways to connect and communicate on social media. However, when you view a Story, the creator can see your name in their viewer list, which may be a privacy concern. What if you wish to browse Stories without being noticed? Here’s where Anonstories becomes useful. It allows you to watch public Instagram content without revealing your identity. Simply enter the username of the profile you’re curious about, and the tool will display their latest Stories. Features of Anonstories Viewer: - Anonymous Browsing: Watch Stories without showing up on the viewer list. - No Account Needed: View public content without signing up for an Instagram account. - Content Download: Save any Stories content directly to your device for offline use. - View Highlights: Access Instagram Highlights, even beyond the 24-hour window. - Repost Monitoring: Track the reposts or engagement levels on Stories for personal profiles. Limitations: - This tool works only with public accounts; private accounts remain inaccessible. Benefits: - Privacy-Friendly: Watch any Instagram content without being noticed. - Simple and Easy: No app installation or registration required. - Exclusive Tools: Download and manage content in ways Instagram doesn’t offer.

Advantages of Anonstories

Explore IG Stories Privately

Keep track of Instagram updates discreetly while protecting your privacy and staying anonymous.


Private Instagram Viewer

View profiles and photos anonymously with ease using the Private Profile Viewer.


Story Viewer for Free

This free tool allows you to view Instagram Stories anonymously, ensuring your activity remains hidden from the story uploader.

Frequently asked questions

 
Anonymity

Anonstories lets users view Instagram stories without alerting the creator.

 
Device Compatibility

Works seamlessly on iOS, Android, Windows, macOS, and modern browsers like Chrome and Safari.

 
Safety and Privacy

Prioritizes secure, anonymous browsing without requiring login credentials.

 
No Registration

Users can view public stories by simply entering a username—no account needed.

 
Supported Formats

Downloads photos (JPEG) and videos (MP4) with ease.

 
Cost

The service is free to use.

 
Private Accounts

Content from private accounts can only be accessed by followers.

 
File Usage

Files are for personal or educational use only and must comply with copyright rules.

 
How It Works

Enter a public username to view or download stories. The service generates direct links for saving content locally.